She needs to rest now.

Anneannem ölmeden önce,
bir mektup tutuşturdu elime.
"10 yıl sonra." dedi sessizce
"Senin için, sen aç diye."
Hafif bir esintiyle
bıraktı beni bir hastanede,
biraz önce bir anneanne
ve artık bir ceset ile.
Ellerimde taşıdığım hediye
kilitledi parmaklarımı zehiriyle
bir zamanların yüreğinde
şimdi bomboş bir kelime.
Yırtınca zarfı o belirsizlikte
bir fotoğraf düştü yere
kirli tonların çevresinde
hiç bilemediğim güzellikte.
Bir melek dokundu gözlerime.
Bir şeytan cehennemime.
Yerde uzanmış eski bir karede
öptüm ölümü gölgesiyle.
Bir fotoğraf, bir cenaze
bir sonbahar denizine
akan kaybolmuş son çare.
Renkleri kaybolmuş senelerce,
bir hüzün mü bu gülümseme?
Bil ki içi amorf saklı minik çerçeve,
duvarlarımın ardında gezinen hislerime
tek bir damla inleme
yeterdi belki de.
10 yıl gibi geçti her saniye
ve çürüdü ceset gözlerimin önümde
ve canlandı bir hatıra zihnimde
bir fotoğrafın grileriyle.
Sordu utanmadan "Niye?"
"Niye bu anlamsız gaye,
geride tek kalan benim işte.
Ben, senin anılarına dere
ta ki sen de yok ol ebediyette,
bir ben kalayım geride."

Anneannem ölmeden önce
öperdi beni tüm sevgisiyle.

Ve ben gömdüm onu yine de,
kendimi gömdüğümü bile bile.


Hiç yorum yok: