In can we trust.


Yıkık tapınağından yükselen duman bulutuna pişmanlıkla bakıyordu. 'Bunun için mi?' diye fısıldayarak sordu. 'Bunun için mi yarattım insanları?'

Omzuna dokundum, artık yaşlanan cildindeki pürüzleri inceledim. Kendisini iyi hissettirecek bir şeyler söylemek istedim ama tek yapabildiğim 'Sana söylemiştim.' demek oldu. 'Moruk, ne bekliyordun ki? Ben de seni ve türünü yaratırken bunu sormuştum kendime. "Can, amacın ne?" "Can, manyak mısın, takılsana kafana göre." Bak neler oldu... Boş ver, matruşkayı durduramayız artık, sadece içinden ne çıkacağını tahmin edebiliriz. Haydi geçmiş olsun.'

Yere çöktü, bir yağmur başlattı ama hiçbir şimşek çakmadı. Burnuma dolan hava kadim tanrının tükendiğini anlatıyordu.

'Bırak.' dedim. 'İleride hiçbir yaratan ve yaratılan burada neler olduğunu bilmeyecek.'

Kaybolmaya başladı. Damlaların arasında yavaşça eridi ve sonra tamamen yokoldu, gitti.

'Te allaaaaam.' dedim kendi kendime, karanlıkta, yağmurun altında.

'Bari havayı düzeltseydi hıyar.'

Hiç yorum yok: