Push harder.

Olmayan pastanın olmayan mumunu üflüyorum ve olmayan dostlarıma teşekkür ediyorum. Olmayan alkışları yankılanıyor boş bar terasında. Bir şeyler ters ve düzeltmek için fazla yorgunum. Ya da fazla yaşlıyım.

Ya da fazla gencim.

Biramı usulca kaldırıyorum ve sigara dumanı dolu masaya uzatıyorum. Olmayan biri görür görmez tepki veriyor, şişelerin çıtırtısı. Olmayan diğerleri de katılıyor, kahkahalar atarak içkilerimizi yudumluyoruz. Bir şeyler doğru ve ne yazık ki acımasız gerçek bu.

Yıllar öyle büyüleyici bir hızla şehrin tepesinden geçiyor, kendime izleme görevi edindiğim hayatı seçemiyorum. Olmayan bir şarkıyı dinlemek isterken olan şarkıya kulağımı veriyorum.

'This sugar cane, this lemonade. This hurricane, I'm not afraid. Come on, come on. No one can see me cry.'

Babamın baba olduğu yaşa varıyorum.

Bugün benim doğum günüm.

Yarın ise yeni bir gün.

Hiç yorum yok: